Aids Nedir? Belirtileri Nelerdir?


Dünya genelinde her yıl milyonlarca insan Aids hastalığı yüzünden hayatını kaybetmektedir. Tedavisi konusunda henüz tam bir aşama kaydedilmeyen bu hastalığa HIV denilen virüsün neden olduğu ve daha çok cinsel ilişki ve kan yoluyla bulaşan bir virüs hastalığıdır.

Aids Nasıl Bulaşır?

Kanında bu virüsü taşıyan herhangi biri ile anal ya da oral cinsel ilişki sonrası ya da korunmasız şekilde girilen cinsel ilişki virüsün diğer kişiye taşınmasını sağlar. HIV virüsü taşıyan hamile anneden,bebeğine rahatlıkla bulaşabilir. Organ nakli ya da kan yolu ile bulaşır.

Aids Belirtileri Nelerdir?

Virüs bulaştıktan sonra belirtiler ancak 10 ya da 15 yıl gibi bir süre sonra ortaya çıkar ve ilk aşamada anlamak çok zordur bu yüzden sürekli kan tetkikleri yaptırmanız tavsiye edilir.Virüs bulaştıktan sonra vücut halsiz duruma düşer ve savunma mekanizması zayıflar sürekli hasta olur ve çok zor atlatırsınız.

  • İştahsızlık
  • Ateş yükselmesi
  • Kilo kaybı
  • Uçuk ve yaralar
  • Öksürük
  • İshal
  • Akciğer hastalıkları
  • Gece yarısı terleme artışı

Bu belirtilerin tümü olması gerekmez birkaçı aynı anda gerçekleşiyorsa belirtiler yüksek demektir.

Bireylerde AİDS virüsü olup olmadığını gösteren testler yapılabilmektedir. Ancak, kişide virüsün varlığı saptandığında bu sonuç virüs taşıyan kişinin gelecekte AİDS hastası olacağını göstermez. Birey virüsü aldıktan sonra hastalık dört aşama içinde ilerlemekte ve bunlarda en sonuncu aşama AİDS adını almaktadır. Virüs alındıktan sonra 5 ila 10 yol içinde AİDS ortaya çıkmaktadır. virüs alanın yaklaşık %50’si AİDS hastalığına yakalanmaktadır. Gözlemsel verilere göre hastalığa yakalanan bireylerin %50 sinin on sekiz ay %80 i ise 3 yıl içinde hayata veda etmektedirler. AİDS hastalığı 1970 li yıllarda görülmüş ve hızla yayılmıştır. Halen 120 ülkede olduğu bilinmektedir. Ülkemizde az sayıda olmakla bilinmektedir. Ülkemizde az sayıda olmakla bilinmekte bu ülkeler arasındadır. Yoğun çalışmlara rağmen AİDS se tedevisi ve bedendeki virüsü yok edecek bir edecek bir tedevi bulunmamıştır. Halen tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktır. bulunan ilaçlar ilk üç aşamasında olan virüse engel olabilmektedir.

Ancak AİDS’yi tedavi etmemektedir. Dünya Sağlık Örgütü AİDS araştırması ve programlamları için her yıl 1.5 milyar dolara yakın para harcadığı halde, AİDS hastalığı tedevisi bilinmeyen cinsel hastalıklar listesinde bulunmaktadır. WHO istatistiklerine göre dünyada her yıl 250 milyon kişi bel soğukluğu, 50 milyon kişide frengi hastaslığına yakalanmaktadır. Ülkemizde de grup hastalıklarının sıklığı tam olarak bilinmemekle birlikte dünyadaki genel eğilime paralel olarak arttığı gözlenmektedir. Günümüzde AİDS ile mücadele AİDS’ye yakalanmamaktır. Bireyler bu bulaşıcı hastalıktan korunarak ve AİDS virüsünden kaçarak önlem almaktadırlar.

Bazı aşılar vucudun bağışıklık sistemini güçlendirmeyi amaçlandırmaktadır. Bugün ise hastalığa yakalanmamak için izlenecek en iyi yöntem riski yüksek kişilerle cinsel ilişkide bulunmaktan kaçınmak ve cinsel ilişkileri güvenli koşullarda önlem alarak yapmak olarak görünmektedir. AİDS yakalanan hastalar hastalığın yarattığı organik kökenli problemleri yanında, büyük ruh sıkıntılar, korku, kaygı, kızgınlık ve yalnızlık duyguları içindedirler. Virüs kendisi için büyük bir tehdit oluşturmakta ve ölüm korkusu içinde yer almaktadırlar.

AİDS’li kişilerle psikolojik danışma yaparken iki vurgulamakta yarar vardır. Bunlardan birincisi AİDS virüsü taşıyan birisinin AİDS olacağı kesin değildir. Virüsü almış kişilerin en az, üçte birinin gelecek altı ile sekiz yıl içinde AİDS olması olasılığı bulunduğu vurgulanmalı, yaşama gücü ve cesaret verilmelidir. İkincisi ise virüs olduğu saptanan kişi bunu cinsel veye homoseksüel ilişkiler, aşı iğnesini paylaşma ne kan verme gibi virüsün başkalarınada geçmesine neden olabilmektedir.

Bağışıklık sisteminin düşmesi nedeniyle vücudun hemen her yerinde enfeksiyonlar oluşabilir. Ama virüs girdikten sonra ilk evvela antileröveler sendromu denilen ağır bir gribe benzeyen bir hastalık oluşur. Bazen kişilerin hiç anlam veremediği giderek uzamış ağır bir gribal enfeksiyon sanılan tablo aslında HIV enfeksiyonu olabilir.

Aids Tedavisi Mümkün Müdür?

İlaç tedavisi uygulanmaktadır ancak bu hastalığı ya da virüsü yok etmez sadece hastanın daha uzun süre ve rahat yaşamasına yardımcı olur. Tıp ileri derecede gelişmesine rağmen Aids’in kesin çözüme ulaşan bir tedavisi yoktur. İlaç tedavileri ölümü engellemez ve ömür boyu devam etmek zorundadır. İlaçlar çok pahalı ve kullanımı da farklıdır.

Aids’den Korunma Yolları

  • Cinsel ilişki sırasında mutlaka korunmak gerekir
  • Test yapılmamış kan enjektelerinden uzak durulmalıdır
  • Sterilize edilmemiş cerrahi aletlerden kaçınılmalıdır
  • Vücudunuzdaki yaralar koruyucu bant ile kapatılmalıdır
  • Düzenli kan testi yaptırılmalıdır.

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir